Tuesday, May 26, 2009

Absürd'ü Şayan


-Sınıftan çocuğun biri "Saçını niye kestirdin,hiç yakışmamış. Uzun saçlıyken Tarık Akan'a benziyordun,çok yakışıyordu" dedi.
-Cher'in estetik yaptırmadığını iddia eden birini tanıdım.
-Domuz gribi yüzünden Interrail planından vazgeçenlere şaşıyorum.
-Türkan Saylan ölmeden önce daha az değeri biliniyordu gibime geldi.
-Özde değil sözde özgür ülkede yaşadığımız konusu daha da yer edindi benliğimde.
-Ben'de ki şeyleri bırakmadan seyahata çıkmak bir boka yaramıyor,yaşadığın yerden uzaklaşmak tıınnnn resmen.
-Erikli suyun 1 litrelik şişeleri çıkmış,çok hoş lan!
-İnsanlar iki ayaklıdır ama her iki ayaklı insan mıdır?
-Madonna'yı çok seviyorum:)
-Bu yıl yine Louis Vuitton çantalar modaymış. Nedense her yıl böyle oluyor lan!
-Okan Bayülgen'in neden güzel cümlelerinin sonunda o atmosferi yıkan bir cümlesi oluyor?
-Amen filmi çok hoş.
-Okulumun bünyesinde kopya çekerek ortalamalarını benim üstüme çıkaran bütün embesillere sözüm yok! Görüşeceğiz!
-Geçenlerde kuzenim "Duş jelini bir kapta sulandıralı,onu da saklamalı. Daha kolay kullanırız" dedi. Bir zahmet ölür müsün gülüm?
-Aynı kuzenime "Ben aseksüelim,kapattım kendimi" deyince "Bence sen aseksüel olmamalısın;çünkü ben yakışıklısın hem kadın ruhundan anlıyorsun. Bence kırolar ve hanzolar aseksüel olmalı" dedi.
-Maalesef yine aynı kuzenime Interrail yapacağımı söylediğimde ciddi bir tonla "Ben yapamam,korkarım. Hostel filmini izlemedin mi yoksaaaa??" dedi.
-MadonnaTürk sitesi kapandı. Hiç bu kadar üzüleceğimi bilmezdim :'(
-Facebook'tan iğrenmemin nedeni sürekli kendini saçma salak yenilemesi değil, Türk insanının dadanması ve paylaştıkları.
-Okulda gıcık aldığım bir grup konuştuğum 3-5 kişiyi ne zaman benle görseler yanlarına çapırıyor,beni yalnız bırakıyorlar. Aaa cicim,olmaz ama bende insanım! Siktir lan,çok umrumdaydı sanküü!
-Biraz da tuvalet yazısı::
-Saçıma fönümü hayata restimi çeker giderim.
-Emo'lar Memo olsun, askere gitsin adam olsun.
-Buraya yazı yazanın bacısını sikim. Ne bakıyon AQ, sıçsana!
-Ossurmadan sıçana plazma TV vereceklermiş!! Yok ebeyin ...
-İhanetin mazereti olmaz-Şakirpaşalı
-Bende yaşamayı seviyorum ama insanca-Şakirpaşalı
-Elinde tuttuğunun değerini bil.
-Ön tarafta: Sağa bak
Sağ tarafta: Ne bakıyon sıçsana!(Cvp:Baktım belki anayın .... görrüm)
-Koltukaltına şırdan mı koydun lan,ne pis kokuyor bok gibi!
-Recep İvedik'e 3kez gittim,bir daha gidelim mi?
-Alayına No Fear Alayına Fuck You
-------
Ben değil,başkaları Absürd'ü Şayan!

Saturday, April 18, 2009

Kimle Takılırsan Öyle Olursun!


Negatif insanlar, tembeller, çakışkanlar, kötü yola düşenler veya orda takılanlar, kendini Allah'a adamış olanlar ve bu yolda mutlu olanlar, metalciler, arabeskçiler... İnsanların diğer insanlardan etkilendiği bir gerçek. Takıldığın insanlar senin gibi değilse veya az ortak yönleriniz varsa sonuçlar maalesef kötü olabiliyor.
Boş insanlarla takılmak, arada karşı cinsin size duyduğu manevi duygulardan pek bir şey hissetmemek ama kırmak istemediğiniz için kendinizden ödün vermek... Paha biçilemez! Boş insanlarla takılmak gerçekten berbat bişey,çünkü siz ne kadar dolu veya kültürlü olursanız olun belli bir süre sonra kendi kendinize "boş" gelmeye başlıyacaksınız!
Negatif olanları ise favorim desem yalan olmaz! Biraz negatif olanlarla takılın sizin de başınıza hiç istemediğiniz, düşünmediğiniz olaylar gelmeye başlıyacaktır. Zaten enerji aktarımına inanan ve bunu yaşayan bir insan olarak negatif olan birinin o gereksiz enerjisini beraber biraz takılarak alabilirsiniz! Bu insanlar son derece önemsiz şeyleri saatlerce konuşuyorlar. Peki ne için?! Muhtemelen unutup ihtiyaç duymuyacakları,yarın biraz daha göz yaşı döküp biraz daha negatif enerjiyi kendilerine çekecekleri şeyleri... 
Gerçekten çok şey yaşamış, farklı ve bir çok aktiviteye katılmış, hayatında farklı kitapları, filmleri, müzikleri, insanları, yaşamları barındıran, kendini bir konuda değilde bir çok alanda geliştiren, bilginin ve kültürün sonsuz olduğuna inanan ve bunları öğrenmek için bir beyin sahibi olduğunun farkında olan insanların neden boş insanlarla takılıp boş olduğunu anlamıyorum! Anlamıyorum çünkü bende yaşadım.
Bir de alınganlar var, daha beteri alınıpta söylemeyen ve tavır yapanlar var. Allah'ım en berbatı da bunlar heralde!
Bazı şeyleri söyleyemiyorsun çünkü karşında ki seni samimi bir dost veya ne bilim kendisine asla yanlış yapmıyacak biri olarak görüyorlar ama gerçek bu değil ki. Evet,sen samimi buluyorsun ve bazı şeyler paylaşıyorsun ve karşında ki seni dostu belliyor ama sen ona o gözle bakamıyorsun çünkü o senle ne bişey paylaşıyor ne de dost gözüyle bakacağın bişey yapıyor.
Öff bu konu uzadıkça uzar ama son olarak::
Keşkelere ve pişmanlıklara ayıracak zamanımız yok çünkü seçimlerimizi biz yapıyoruz. Aaa tabi, eğer zihinsel engelliysen o ayrı!

Monday, March 23, 2009

---

 
 "Hayatının müdafası elinde olmayan" insanın profili!




Thursday, January 8, 2009

Çok Mutluyum Blog.


Hayat güzel, kuşlar güzel, Madonna'm yine Gines Rekorlar Kitabı'na girdi, derslerim iyi, sömestıra az kaldı, hastaydım iyileştim, gözüm iki yıl öncesi gibi açıldı, sömestır planlarım çok güzel, odun sobamız güzel, yakında Canon AE-1 alacam, iPod'um şahane, ben şahaneyim:), anam sonunda köpek almama izin verdi, kitaplarım güzel, Madonna ürünlerim bir başka güzel, yakında yaylaya ve Ankara'ya gitme planlarımız var, sağlığım yerinde, Lübitel'ime film buldum bakım yaptırdım yakında da flaşını bulacam, Cool Skin süper bişey, Coffee Table Book sayım hızla artıyor, Can yayınları kitapları sadece 3 lira, artık DVD'ler bir çok yerde 5 lira, yıllardır yapamadığım turta işi süper gidiyor, inançlı bir insanım, bu yaz İstanbul'a gidiyorum, kendimi seviyorum, sevmem gerekenleri seviyorum, Adana'ya Starbucks açılıyor,elim ayağım tutuyor, kimidin aldım sonunda!, görebiliyorum, duyabiliyorum, hissedebiliyorum, tadabiliyorum, koklayabiliyorum.......
Daha sayamıyacağım kadar çok mutlu olma nedenim var blog.
En küçük olumlu şeylerden mutlu olabiliriz blog.
Herkesin mutlu olmak için sebebi mutsuz olmak için olanlardan daha fazladır blog.
O zaman ne yapıyoruz blog?
Mutlu oluyoruz,ota boka mutlu olmuyoruz ki bu hayata karşı mutlu olabilelim.
Hayat bir oyun blog. Kimi kendi kurallarını kendi koyar, kiminin kurallarını başkası. Ama bu oyunu oynamak zorundayız blog!

Sunday, October 5, 2008

Yeni Projeler. Yeni Hayatlar. Biten Bir İlişki...

Hayat ne boktan ya!! Aslında hayatı boktan yapan biziz, kendimiziz. İnsanlar neden böyle ya!! Hayır aslında öyle olmaları önemli değil,sen kendine göre arkadaşlar edinmelisin.

Bloğun konusunun anlaşıldığını düşünüyorum. Klasik bir cümlem vardır, What a "boktan" life derim ara sıra kendime sonra pozitif düşünmeye başlarım. Madonna'yı, İtalya'da geçirdiğim günleri, Starbucks'ta Caffe Americano içerken hayal ederim kendimi veya Madonna'nın konserinde Like A Virgin şarkısını haykırarak söylediğimi. Ama aslında suçun bende olduğunu düşündüğüm zamanlar her zaman olmuştur. Sonra da "banane ya yol ver yollll veerrrr" derim bu negatif ve suçun bende olduğunu düşünmemi sağlayan saçmalıklara. Ama bu son 1 yıl da yani 2008 yılının ilk gününden beri nedense bir acayiplik var. Anlamanın zor anlatmanın daha zor olduğu acayiplikler. Yılbaşını kutlarken başladı acayiplikler. Bu konuya hiç değinmek istemiyorum. Ondan sonra yaprak dökümü yaşanır gibi bir bir herkesi sildim hayatımdan. İstiyerek,bilerek... Ama nedense hiç pişman olmadım. 2gün önce veya yılın başında ilişkimi bitirdiğimin arkasından hiç pişmanlık duymadım. Nedenini bende bilmiyordum ama bugün anladım! Evet! Yeahh! Bu bloğu yazdığım tarih 08.12.2008. Saat şuan 19.52 Yaklaşık 1saat önce Betül'le ilişkimi bitirdim. Bir o kalmıştı,ona da yol verdim. Zaten çok ucuz bitti,iletişim kıtlığı ve önceden yapılan hatalar bu durumu zorunlu kıldı. Hıı bir de artistik şeref duyguları,ben merkezcil olmak, ben her zaman haklıyım durumları... Aman anlatsam roman olur vallahi:):):)
Neyse sonuç olarak bu yıl hep ben bitirdim ilişkilerimi, belki arkamda nefret bıraktım belki hüzün belki de karmakarışık duygular ama ben de tek etkisi kendime kızmamdı. "Ben nasıl bunla dost oldum?" "Ben nasıl böyle bir hata yaptım" vb...
Bir insan yaptığı hiç bir şeyden pişman olmamalıdır. "Keşke" diye başlayan bir eylemi ya hiç yapmıyacak ya da yaptıktan sonra "Keşke" kelimesini kullanmıyacak.
----------
Dost ile arkadaş arasında ki farkı bilmiyeniniz yoktur diye bir laf etmiyecem çünkü çok bilmeyen var. Dost dediğin her bokunu sana söyler,açık olur,bir lafına veya bir alınmaz alındıysa da gelir açıkça anlatır, kavga ettiğiniz zaman gelip alttan alabilir. Mesela biz Betül'le 1hafta önce dosttuk şimdi nefret&düşman modunda bana karşı. Veya Caner. Caner'le de aynısı olmuştu. Sadece bir laf ettim diye saniyesinde nefret&düşman moduna girmişti. Şaşırtıcı. Sizce bunun nedeni ne?? Altı yıllık bir psikolog yaşamından ve okuduğum sayısız psikoloji,felsefe vb. kitaplardan söyliyebileceğim bişeyler var aslında bunun hakkında. Kişilik bozukluğu,güven eksikliği,megalomanlık, ezik yaşamın verdiği savunma duygusu,nevrotik durumlar... Ama en önemlisi iletişim eksikliği!! bir laf söylediğinde hemen kendini savunmayı seçen veya kendince fikir üreten insanlar işte yukarıda bahsettiğim insanlar.
----------
Bak yine "What a boktan life" diyesim geldi:):):):) Mesela ben çok iyi bir dostumdur. Benim gibi dostu olsun, başka dosta ihtiyaç duymazsın. İletişimim iyi. Dostuma maddi manevi her türlü desteği veririm. Şimdi kendini beğenmiş diyeceksiniz ama bu bir gerçek! Neyse işte benim gibi dost bulanlar kendilerini bir bok zannedip, "ne yaparsam yapim asla beni bırakmaz" moduna giriyorlar. Olmaz ama! Ben de insanım! Değer ver,sevgi ver,para ver,iş ver,akıl ver ver ver ver... Eee sen? Bok ye ye ye Bok ye yeeee! Ama doğru zaten "ne yaparsam yapim beni bırakmaz" modundaydınız değil mi??!!
----------
Bugüne kadar ilişkimi bitirdiğim/küstüğüm insanlar aşağıda saydıklarımın ya hepsini ya da bir kaçını yapmışlardır ve/veya öyle bir kişilikleri vardır.
-Güvensizlik(Güven vermede sorun)
-Ucuz ve basit(Bu dünya da en nefret ettiğim şey! Her konuda ucuza ve basite kaçan insanlardan nefret ediyorum. Çirkeflik veya kendini bir şey zannetme bir kavga da yapılabilecek en ucuz ve basit taktiktir!)
-Satış(Biri yüzünden birinden vazgeçenden nefret ediyorum)
-Yalan(Ya yalan söyleme ya o konu hakkında hiç konuşma. Eğer dostunsa seni anlar zaten,yalan söylemene hiç gerek yok!)
-Savunma(Bazı konularda dostunu senden önce düşünmen gerekir. Eğer onu savunmuyorsan bu büyük bir sorundur. Eğer ki kendini tehlikeye sokmamak için savumuyorsan midemdekinden daha az değerin vardır gözümde)
-İletişim(Her konuda ki en önemli unsur. Benim ilişkilerim dahil dünyada ki ilişkilerin %85'i iletişim eksikliğinden kaynaklanıyor. Benimkilerde karşı taraf iletişim yerine itiş tercih ettiği için pek bişey değişmiyor,sonuçta bitiyor)
Maddi&Manevi(2 kelime=sayamıyacağım kadar anlam)

Sonuçta her şey ne kadar basit değil mi? Kendine göre arkadaş/dost bul yeter! Ne gidiyorsun kenar mahalle dilberiyle,Allah'ın kırosuyla, eziğiyle,basit ve ucuz olanıyla... konuşuyorsun ki!
Bir çoğu böyle dğildi ama sonradan böyle oldu. İçlerinde ki cevheri dışarı çıkardım.
xD